Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

26 Şubat 2009 Perşembe

LOST VE BEN













Lost dizisinin ileri düzeyde bir hayranıyım. Neredeyse izlediğim bütün bölümleri Lost düğmeme bastığınızda söyleyebiliyorum. Bu özelliğimi abarttığımı sanıyordum ama dün işyerinde iki arkadaşım konunun uzmanı olarak sana geldik diyerek Lost’un geçmiş bölümlerine ait içinden çıkamadıkları bir soru sordular. Daha doğrusu sadece 1 sahnede oynamış bir karakter üzerine bir soru. Ben bile kendime hayret ederek, sordukları kişi ve sahneye ait her şeyi anlatıverdim ve sorunu çözdüm. O bölümün sezonuna kadar hatırlayabiliyordum ama kaçıncı bölüm olduğunu hatırlayamayınca ben üzülsem de arkadaşlarım bu hatırlayamama olayımı benim hala normal bir insan olduğumun bir işareti olarak düşünüp rahatladılar :)
Not: Benim için bir bakıma LOST = JACK olduğu için diğerlerinin resmini koymaya gerek duymadım :)

25 Şubat 2009 Çarşamba

PUZZLE LARIN EFENDİSİ!!!!!






















Bu yazı, azim, kararlılık ve örnek alınası bir başarı öyküsüdür. Öykümüz bundan 3 yıl önce bana çok sevdiğim bir arkadaşımın bir puzzle alması ile başladı. Büyük bir hevesle başladım puzzleı yapmaya ama o dönemde taşınmamız gerektiği ve benim henüz puzzleımı bitirmediğim için yaptıklarımı bozarak kutuya kaldırmak zorunda kaldım :( Ama o değerli puzzle orada kapalı kutularda kalmamalıydı. Yeni evimizde sevgili puzzle ımı yeniden yapmaya koyuldum. Bu sefer de yine benim dışımda nedenlerden puzzleımı kutusuna kaldırdım. Zaten bir şeyi ilk demede yaparsam yaparım, yapamazsam ikinci denemede asla olmaz, üçüncüye kalır başarı.
Bu sefer de bu kural bozulmadı benim açımdan ve ben puzzleımı bu kez ne pahasına olursa olsun bitirme kararı ile ( Puzzle bir Dali tablosu. Salvador Dali sergisinden sonra heveslenip ) üçüncü kez başladım.
Bu denememde yine olmayacak, bitmeyecek diye çok alay ile karşılaştım.Bana bu konuda inanan kişi bulmakta zorluk çektim. Ama ben sağır bir kurbağa olmayı yeğledim, onları dinlemedim ve büyük bir kararlılıkla puzzleımı hergün yaptım. En tıkandığı zamanlarda en azından 1 parça yerleştirdim.Kendi kendime hep asla vazgeçme, asla pes etme dedim!!!!
Ve bütün bu çabalarım sonuç verdi, puzzleım dün bitti!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!
Ailemle en son parçanın yerleştirilmesini devlet törenlerini aratmayacak görkemde bir törenle alkışlar eşliğinde tamamladığımda yaşadığım mutluluk tarifsizdi :)
Mutluyum, gururluyum ve kendime bayılıyorum :)
Şimdi artık cep telefonumun ekranını duvar kağıdı olarak süslemekte.

Böyle bir yazının 5000 parça için falan olduğunu düşünenleriniz olabilir. Dürüst olalım işin aslı öyle değil. Bütün bu yaptığım patırtı sadece 1000 parçalık bir puzzle için :) Ama bu kararlılık sonucunda hedeflerim artık daha da büyüdü.Yeni hedefim 1500 parça. Fakat bundan ev halkımın henüz haberi yok aramızda kalsın :)
Eh bütün bu azim ve çabadan sonra kendimi bir puzzle gurusu ilan etme hakkını kendimde görerek bu konudaki tecrübelerimi siz sevenlerimle paylaşmak, sizlere bu yolda önderlik etmek, kendi yolunuzu bulmanızda yardımcı olabilmek için puzzle sırasında yapmanız ve yapmamanız gerekenleri , puzzle ın faidelerini yazmak istiyorum.
Puzzle Yaparken Neler Yapmalısınız?
1. Puzzle için önce bir süre kullanmayacağınız bir alan seçerek puzzle ekipmanlarınız ile o alanı işgal ediniz :)
2.Puzzle ın en büyük faidelerinden biri de derin bir konsantrasyon içinde olmanız ve böylelikle zihninizi dinlendirebilmeniz. Bu getiriden yararlanmak için puzzleınız ile hergün ilgilenin çok ilerleme kaydetmeseniz bile boş boş bakmadan olası parçaları araştırınız.O günü hiç parça yerleştirmeden bitirseniz bile yine de denemiş oldunuz,aksiyonu ertelememiş oldunuz :) Bravooo!
3. Puzzle yaparken parçaları önce şekillerine sonra ilgili bölgeye ait desenlerine göre sınıflandırınız. Sistematik çalışmak şart.
4.Klasik şekilde önce çerçevesini yaparak başlayınız ardından sadece bir bölgeye saplanıp kalmadan elinizdeki puzzle parça sayısını parçaları yerleştirerek azaltmaya çalışınız.
5.Gurur tablonuz belirginleşmeye başladıkça şevkiniz artacak ve daha hızlı, bir örgü misali tamamlayacaksınız eserinizi :)
Puzzle Yaparken Neler Yapmamalısınız?
1.Asla sıkılırım diye düşünmeden kendi çapınıza göre bir puzzle seçiniz.İlk puzzle ınızı 3000 parça ile denemeye kalkmanın anlamı yok :)
2.Ve bunları biz zaten biliyoruz 1000 parçalık bir puzzle yaptın ( ilk puzzle ım değil, en uğraştıranı oldu )başımıza uzman kesildin demeden, az laf çok iş felsefesi ile aksiyona geçiniz :)


UÇAK YOLCULUĞU YAPANLARIN DİKKATİNE



Uçak yolculuklarına dair yeni bir düzenleme gönderildi bana bir turizm firmasından hemen sizinle de paylaşayım dedim.
1 Mart`tan itibaren Uluslararası Sivil Havacılık Teşkilatı ve Avrupa Sivil Havacılık Konferansı kuralları gereğince hava yolu ile seyahat edecek yolcuların uçak içinde yanlarında bulunduracakları el ve kabin çantalarında taşıyabilecekleri şahsi sıvılarda kısıtlamaya gidilmiştir. Gümrüksüz mağazadan veya uçuş esnasında satın alınan sıvı ürünler, görevli tarafından faturası ile birlikte özel poşete konulacak ve poşetin ağzı yapıştırılacaktır. Poşetin, uçağa alınmasına faturası kontrol edildikten sonra izin verilecektir. Ayrıca, son varış noktasına başka bir havaalanında aktarma yaparak seyahat ediliyorsa son inilecek havaalanına kadar mağazada veya uçakta verilen özel gümrüksüz alışveriş torbasının açılmaması gerekmektedir. Aksi halde aktarma yapılan alanda poşetin içeriğine el konulabilecektir. Kısıtlamaya dahil olan bazı maddeler: *Su, şurup, içki dahil her türlü sıvı, kremler, losyonlar, yağlar, parfümler, maskara, deodorantlar, her türlü macun kıvamındaki maddeler, kontak lens sıvıları, şampuanlar ile bu maddelere benzeyen diğer maddeler. *Her yolcu 1 adet plastik poşet taşıyabilecek ve poşet içerisine konulan her bir ürün maksimum 100 mililitre olacaktır.

24 Şubat 2009 Salı

OY KULLANACAĞINIZ YERİ ÖĞRENİN


29 Mart'ta yapılacak seçimlerde oy kullanacağınız sandığı aşağıdaki linki tıklayıp, TC kimlik numaranız ile öğrenebiliyorsunuz.TC kimlik numaranızı hatırlamıyor iseniz onun linkini de ikinci sırada belirtiyorum.

ATEŞLER İÇİNDEYİM
















Yaklaşık 1 haftadır şiddetli ÜSYE (Üst Solunum Yolu Enfeksiyonu) ile mücadele halindeydim. Bugün daha iyi olmakla birlikte henüz canavar gibi diilim.Savaşta bazen ben bazen hastalık öne geçiyor. Bu durum finalize olup normale döndüğümde yazılara devam edeceğim.

18 Şubat 2009 Çarşamba

GERÇEK YAŞINIZ
















Sağlıklı yaşam konusunda birçok çalışma,öneri ve uygulama bulunmakta. Hatta bir süredir bu konudaki yazılar, yayınlar o kadar arttı ki hangisini nasıl takip edebileceğimiz konusunda çoğu zaman yönümüzü kaybeder , yaptığımız her şeyi sorgular duruma geldik.Bir çeşit paranoya yarattı üzerimizde.
Bir gün yazılan ya da söylenenin nerdeyse ertesi gün bir anti tez ile karşılaştığını düşünürsek herkesin kendine uygun olan yolu seçmesi daha doğru.
Bana göre bedenimizi bir makine olarak düşünürsek bu makineyi çalıştığı süre içinde ( yaşadığımız süre içinde ) en az bozulma ve en yüksek fayda ile kullanma düşüncesi ile yola çıkılması mantıklı olan. Hem kendimize uygun hem de uzun vadeli yararlar sağlayabilmemiz için de bedenimizin ( sahip olduğumuz makinenin ) kullanım yaşını öğrenmemizde fayda var.Bu konuda benim ara ara yaptığım ve sonucunda dikkat etmem gereken ve doğru yaptığım noktaları da belirten bir test var.Aslında bir sağlık sitesi ve mail adresinize belirli dönemlerde sağlık haberleri de gönderiyor.Bir süredir takip ediyorum uygulaması kolay, güncel konularda yazıları bulunuyor.
Bu konudaki detayları, gerçek yaşınızı öğrenmek için aşağıdaki linki tıklayıp testi yapmanız yeterli olacaktır.
http://www.realage.com.tr

17 Şubat 2009 Salı

HAFIZA GELİŞTİRME TEKNİKLERİ

Hatırlayamamaktan çok sık şikâyet ederiz. Hatta nasıl hafızamızı güçlendirebiliriz sorularını sorar ama ne yapılması gerektiği konusunda çoğu zaman bir aksiyona geçmeyiz. Geçtiğimiz akşam bir arkadaşım ona daha önce vermiş olduğum bir siparişin hiçbir detayını hatırlayamayınca kendi adıma isteğimin yerine gelmeyeceğini düşünerek paniğe kapıldım :)) Arkadaşım hafızasının çok zayıf olduğunu ve nasıl geliştireceğini bana sormak zorunda kaldı beni o panik halinde görünce. Benim ilk tavsiyem hiç ilgilenilmeyen konularda yeni şeyler öğrenmenin beyne şok etkisi yaratarak hafızayı güçlendirdiği yönündeydi. Ama bunu yeterli bulmayıp küçük bir araştırma ile Süleyman Demirel Üniversitesinde yapılan bir çalışmadan özet başlıklarına ulaştım ve sizlere de iyi geleceğini düşündüm.
Resimdeki duruma düşmemek için okuyalım, uygulayalım… :)
1.Bölüm: Beyinin Gizemli Gücü Uzmanlar, insanları beyinlerinin ancak %1 kadarını kullandıklarını söylemektedirler. Bu durumda beynimizi %99 kullanılmayan kapasitesi ile uyuyan bir deve benzetebiliriz. İnsanların zihinsel yeteneği ile ilgili sorular, beyin kapasitesi eksikliğinden değil, onu nasıl kullanacağını bilmediğinden kaynaklanmaktadır. Hafıza eğitiminin amacı da bu atıl potansiyeli harekete geçirmek ve geliştirmek için yardımcı olmaktadır.Beyin; farklı fonksiyonlardaki 2 loba ayrılmıştır. Sağ beyin vücudun sol tarafını, Sol beyin ise sağ tarafını kontrol eder. Sol beyinin anahtarı; kelimeler ve sayılardır. Her şeyi bir arada algılayamaz, ayrıntılarla ilgilenir. Sağ beyin ise farklı şeyleri bir anda algılar ve aynı anda birçok şeyi düşünür. Anahtarı da görüntülerdir. Beyinin her iki lobunu kullanarak kalıcı hafıza oluşturabiliriz.Hayatta başarmanın en önemli anahtarı beyni olumlu düşünmeye zorlamaktır. Olumsuz düşünceler beyni kendimize karşı olumsuz çalışmaya programlayacaktır. Olumlu düşünmede temel nokta; beyni olumlunun üzerine programlamak yani başarısızlığı değil, sadece başarmayı düşünmektir.
2-Bölüm: Hafıza Teknikleri Bilgileri hafızada tutmak için iki temel ilke vardır; Hayal gücü ve çağrışım. Bu iki yolla bilgileri hafızaya alırken dikkat edilmesi gereken noktalardan bazıları şunlardır,
1-Çok ve çarpıcı hayal kur. 2-Abartarak renklendirerek ve hareketlendirerek hayal kur. 3-Daima olumlu düşün. Hafızaya alırken kullanılan sistemlerden bazıları şunlardır. Bağlama metodu; Bilgilerin belirli bir sıra ve düzende hafızaya alınması. Rakam şekil sistemi; Rakamlar şekil itibariye bazı şeylerle özdeşleştirilirler. Örneğin iki sayısı (2) kuğuyu çağrıştırdığı için 2 sayısı Kuğu’yu temsil eder. Fonetik Alfabe Sistemi; bu sistemde sesli harf kullanılmıyor, kullanılan harfler kullanılmıyor ve üç tane joker harfi var (R-H-G) temel oluştururken bu üç harf kullanılmıyor. Örneğin; Bir kelimesinde sesli harf –i- ‘yi ve joker harfi –R-‘yi çıkardığımızda geriye B kalıyor. B’de ağızdan çıkış ile P harfine benzediği için BİR’i temsil eden kelimemiz B veya P ile başlayacaktır. Bağ-Puro- Boru gibi.
3. Bölüm: İsimlerin ve Yüzlerin Hafızaya Alınması
Üç aşamada gerçekleşir ; 1-Zihinsel Çalışma: Burada hedef belirleme, zihin organize etme, hayal kurma ve konsantre olmaönemlidir. 2-İşitse Çalışma: Dinleme, tekrarlama, manasını sorma, konuşurken kullanma, içinden tekrarlama ve vedalaşırken kullanma ile hafızaya alım kolaylaşır. 3-Görsel Çalışma: İşitsel çalışmadan daha kuvvetlidir. Görsel hafıza ile karşımızdakinin ismini daha iyi öğrenebiliriz. İsmi somutlaştırarak, yüzün özelliklerini inceleyerek ismi çağrıştırmak ve özelliği gülünç hale getirerek hafızaya alabiliriz. Örneğin: Habib ismini daima hatırlamak için “Habib, biip, biiip!” gibi gülünç hale getirebiliriz.İsminin hatırlanmasının, insanlar üzerindeki etkisi çok fazladır. Çünkü her insanın ismi kendisi için çok önemlidir. Hal böyle olunca, ismi hatırlana kişi kendisini önemli hissetmekte, karşısındakinin kendisine farklı bir değer verdiğini düşünmekte ve oda buna, hem de severek karşılık vermek istemektedir. Günümüzde en başarılı şirketler, müşterilerinin isimlerini personeline ezberleten şirketlerdir. 4-Bölüm: Akrostişler İngilizcede ve bütün yabancı dillerde problem unutmayı hafıza teknikleri ile en aza indirebiliriz. Örneğin; Bundle ( Bandıl ) : Bohça paket anlamında. Bandıl “Bandır” gibi alıp, kocaman bir bohçanın baldan olduğunu ve ekmeğimizi bohçaya bandırıp yediğimizi hayal edebiliriz.Akrostişleler: Bir bilginin tutulabilmesi için, ilgili kelimenin baş harflerinden oluşan kelime ya da anlamsız harfler grubuna akrostişler denir. Örneğin: Dünyadaki tüm başarılı insanların kullandığı 4 basamaklı başarı formülü: KESE Karar ver Eylem Geç Sonuçları DeğerlendirEsnek Ol gibiDünyanın en uzun nehirleri MANİSA’nın içinde Sırasıyla MississippiANilİSarıırmakAYani Manisa kelimesinin sessiz harfleri, sırasıyla Dünyanın en uzun nehirlerinin baş harflerinden oluşuyor. Hafıza teknikleri ile çarpım tablosunu öğrenebiliriz. 5x5 = 25 Aferin bizim keleş 7x7 = 49 yedi yedi, kırk dokuz kilo oldu
5- Bölüm: Liderlik İçin Akide İyi bir liderin içyapısını anlamak için beş önemli özellik vardır. Bu beş özelliği akrostişle AKİDE Olarak adlandırabiliriz. Arzu Karakter İç disiplin Davranış Eğitim Gönüllüsü Arzu: Yaptığımız iş için büyük bir arzu duymuyorsak, asla iyi sonuçlara ulaşamayız. Karakter: Bir lideri lider yapan önemli özellik.İç Disiplin: Bir kişinin yapması gereken şeyi yapması gereken zamanda yapması anlamına gelir. Davranış: Olumlu düşünmeyi temel alan insanlar, kendileri ve toplumla barışıktırlar. Bu özellik liderliğin temelini oluşturur. Eğitim Gönüllüsü:Liderlikeğitimgönüllüsüolmadan olmaz. Çok iyi, çok kötü hafıza yoktur. Eğitilmiş yada eğitilmemiş hafıza vardır. Hafıza teknikleri ile gerek okul, gerekse günlük hayatta kolaylık sağlayabiliriz. Bunları şöyle sıralarsak ; -Zaman kazanırız.-Olumlu Düşünürüz.-Medeni cesaret ile konuşmalar yapabiliriz.-İnsanlara isimleri ile hitap edebiliriz.-Engelleri daha rahat aşarız. Eğer insanlar hafızasının iyi kullanılmasındaki temel noktaları iyi kavrar ve kullanırsa olayları, kişiler, eşyalar arsında daha iyi bağlantılar kurabileceklerinden dolayı daha güçlü bir hafızaya sahip olurlar. Beynimizdeki zincirleri kırıp, beynimizi tutsaklıktan kurtarıp, orada uyuyan dahiyi uyandırmak için yapmamız gereken en önemli şeylerden biri ciddi bir hafıza eğitimi ile fotografik bir belleğe sahip olmaktır. Goethe’nin dediği gibi; yeterli zamanımız hep vardır, yeter ki doğru kullanalım.