Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

27 Şubat 2009 Cuma

TÜRKİYE'DE SU SERGİSİ 4MART -14 HAZİRAN













Dün yazdığım su yazısından sonra hürriyette gördüğüm bu sergi haberi sizlerin de ilgisini çekebilir.İTÜ'nün sayfasında bu etkinliğe baktım ancak göremedim.4 Martta başlıyormuş sergi başladığında bir daha bakılsa sanırım daha sağlıklı olacak.
Gidip gezebilirsem daha fazla bilgi yazarım.

http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/11098478.asp

26 Şubat 2009 Perşembe

YAĞIŞLAR VE SU KULLANIMI


Suyla ilişkim pek çok açıdan kuvvetlidir. Astrolojik, mesleki… Tabiii bir de herkes için hayatın vazgeçilmezi. Suya bakış açımın geniş başlıklarda olması nedeni ile son zamanlarda İstanbul’daki yoğun yağışların bize olumlu getirilerinin ne olduğu konusunda sorularla karşılaşıyorum. Eh artık bir blogum olduğuna göre bunları tek tek yanıtlamak yerine kısa bir bilgi derlemesi ile yazmanın daha yararlı olacağını düşünüyorum ve başlıyorum yazmaya.
Öncelikle İstanbul’daki barajların doluluk oranı konusu ile başlayacağım. Bugün itibari ile İski’nin verilerine göre %76,02. Aslında bu uzun zamandır su sıkıntısı eşiğinde yaşadığımız düşünülürse iyi bir oran. Ancak benim isteğim sıkı bir kar yağışı ile sulak alanları besleyen yeraltı sularının yeterli düzeye gelebilmesi. Yeraltı suları yeterince beslenmediğinde sıcaklık artışı ile buharlaşmaya bağlı yüzey sularının hızla azalması konusunda endişelerim bulunuyor. Yani baraj doluluk oranına bakarak su sıkıntısının geçtiğini düşünmemeliyiz. Gevşemek yok!
Sanılanın aksine sulak alan ve kaliteli su kaynakları çok geniş bir ülke değiliz. Bu nedenle geçtiğimiz birkaç yılda yaşadığımız kuraklık ile yeni yeni farkına vardığımız ( iyimser olup farkına varmış olduğumuzu düşünüyorum ) bu durumun bu yıl yağan yağmurlarla ortadan kalktığı yanılgısına düşmemek gerekli.
Aslında uzun zamandır olması gereken su politikaları oluşturup uzun vadeli yaklaşımların yanı sıra kişisel olarak yapabileceklerimizle de su tasarrufuna katkıda bulunabiliriz. Tema Vakfı’nın kişisel su önlemleri konusundaki önerilerini içeren okumuş olduğum bir yazıdan uygulaması kolay başlıkları da aşağıda bulabilirsiniz.
Unutmayalım biz su zengini bir ülke değiliz.
Konu su olduğunda işin içine uzmanlık da girince susmam pek mümkün olmuyor. Yaz yaz bitiremedim :)
Su Tasarrufu Önerileri
4 kişilik bir aile, alacağı basit önlemlerle yılda 140 ton su tasarrufu yapabilir..
1. Musluğu açık bırakmayın. Sebze meyveler elde yıkamak yerine su dolu bir kapta yıkanırsa çok daha az su tüketilir. 4 kişilik bir aile bu yöntemle yılda ortalama 18 ton su kurtarabilir.
2. Bulaşıkları elde değil makinede yıkayın. 4 kişilik bir aile günlük bulaşığını elde yıkarsa, ortalama 84–126 litre su harcanır. Oysa bulaşık makinesi aynı bulaşığı sadece 12 litre su ile yıkar. Bu da bir yılda ortalama 26–40 ton su tasarrufu demektir.
3.Diş fırçalarken, tıraş olurken suyu kapatın. Kullanılmadığı halde açık bırakılan su harcaması, yılda kişi başına ortalama 12 tondur. 4 kişilik bir ailede bu rakam yaklaşık 48 tondur.
4.Daha kısa duş alın. 5 dakikalık bir duş sırasında ortalama 60 litre su harcanır. 4 kişilik bir ailenin her bir ferdi duş süresini 1 dakika azaltırsa yaklaşık 18 ton suyu kurtarır.
5.Sifonu gereksiz yere çekmeyin. Dört kişilik bir ailenin fertleri günde bir kez sifonu amacı dışında çekerse, yılda 16 ton su harcamış olur.
6.Rezervuara, su dolu 1,5 litrelik pet bir şişe yerleştirin. Bu basit önlemle, yılda 2 ton su tasarrufu sağlanabilir.
7. Duş başlığını yeni çıkan suyu daha iyi püskürten ekonomik duş başlıklarıyla değiştirin. Böylece suyu daha az açarak daha tazyikli suyla duş alınabilir.
8.Muslukların su kaçırmadığından emin olun ve gerekirse tamir ettirin. Her saniye bir damla damlayan musluk, yılda 1 ton su harcar.
9. Su kaçaklarını engelleyin. Ev ya da apartmanınızdaki su borularını yenileriyle değiştirin ya da tamir ettirin. Eski tip borular tonlarca suyun kayıp olmasına neden olur.
10. Çamaşır makinesini ekonomik kullanın. Tek bir çalıştırmada yaklaşık 176 litre su harcayan çamaşır makinesi haftada bir kez bile az kurulsa, yılda 9 ton su tasarruf edilir.


LOST VE BEN













Lost dizisinin ileri düzeyde bir hayranıyım. Neredeyse izlediğim bütün bölümleri Lost düğmeme bastığınızda söyleyebiliyorum. Bu özelliğimi abarttığımı sanıyordum ama dün işyerinde iki arkadaşım konunun uzmanı olarak sana geldik diyerek Lost’un geçmiş bölümlerine ait içinden çıkamadıkları bir soru sordular. Daha doğrusu sadece 1 sahnede oynamış bir karakter üzerine bir soru. Ben bile kendime hayret ederek, sordukları kişi ve sahneye ait her şeyi anlatıverdim ve sorunu çözdüm. O bölümün sezonuna kadar hatırlayabiliyordum ama kaçıncı bölüm olduğunu hatırlayamayınca ben üzülsem de arkadaşlarım bu hatırlayamama olayımı benim hala normal bir insan olduğumun bir işareti olarak düşünüp rahatladılar :)
Not: Benim için bir bakıma LOST = JACK olduğu için diğerlerinin resmini koymaya gerek duymadım :)

25 Şubat 2009 Çarşamba

PUZZLE LARIN EFENDİSİ!!!!!






















Bu yazı, azim, kararlılık ve örnek alınası bir başarı öyküsüdür. Öykümüz bundan 3 yıl önce bana çok sevdiğim bir arkadaşımın bir puzzle alması ile başladı. Büyük bir hevesle başladım puzzleı yapmaya ama o dönemde taşınmamız gerektiği ve benim henüz puzzleımı bitirmediğim için yaptıklarımı bozarak kutuya kaldırmak zorunda kaldım :( Ama o değerli puzzle orada kapalı kutularda kalmamalıydı. Yeni evimizde sevgili puzzle ımı yeniden yapmaya koyuldum. Bu sefer de yine benim dışımda nedenlerden puzzleımı kutusuna kaldırdım. Zaten bir şeyi ilk demede yaparsam yaparım, yapamazsam ikinci denemede asla olmaz, üçüncüye kalır başarı.
Bu sefer de bu kural bozulmadı benim açımdan ve ben puzzleımı bu kez ne pahasına olursa olsun bitirme kararı ile ( Puzzle bir Dali tablosu. Salvador Dali sergisinden sonra heveslenip ) üçüncü kez başladım.
Bu denememde yine olmayacak, bitmeyecek diye çok alay ile karşılaştım.Bana bu konuda inanan kişi bulmakta zorluk çektim. Ama ben sağır bir kurbağa olmayı yeğledim, onları dinlemedim ve büyük bir kararlılıkla puzzleımı hergün yaptım. En tıkandığı zamanlarda en azından 1 parça yerleştirdim.Kendi kendime hep asla vazgeçme, asla pes etme dedim!!!!
Ve bütün bu çabalarım sonuç verdi, puzzleım dün bitti!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!
Ailemle en son parçanın yerleştirilmesini devlet törenlerini aratmayacak görkemde bir törenle alkışlar eşliğinde tamamladığımda yaşadığım mutluluk tarifsizdi :)
Mutluyum, gururluyum ve kendime bayılıyorum :)
Şimdi artık cep telefonumun ekranını duvar kağıdı olarak süslemekte.

Böyle bir yazının 5000 parça için falan olduğunu düşünenleriniz olabilir. Dürüst olalım işin aslı öyle değil. Bütün bu yaptığım patırtı sadece 1000 parçalık bir puzzle için :) Ama bu kararlılık sonucunda hedeflerim artık daha da büyüdü.Yeni hedefim 1500 parça. Fakat bundan ev halkımın henüz haberi yok aramızda kalsın :)
Eh bütün bu azim ve çabadan sonra kendimi bir puzzle gurusu ilan etme hakkını kendimde görerek bu konudaki tecrübelerimi siz sevenlerimle paylaşmak, sizlere bu yolda önderlik etmek, kendi yolunuzu bulmanızda yardımcı olabilmek için puzzle sırasında yapmanız ve yapmamanız gerekenleri , puzzle ın faidelerini yazmak istiyorum.
Puzzle Yaparken Neler Yapmalısınız?
1. Puzzle için önce bir süre kullanmayacağınız bir alan seçerek puzzle ekipmanlarınız ile o alanı işgal ediniz :)
2.Puzzle ın en büyük faidelerinden biri de derin bir konsantrasyon içinde olmanız ve böylelikle zihninizi dinlendirebilmeniz. Bu getiriden yararlanmak için puzzleınız ile hergün ilgilenin çok ilerleme kaydetmeseniz bile boş boş bakmadan olası parçaları araştırınız.O günü hiç parça yerleştirmeden bitirseniz bile yine de denemiş oldunuz,aksiyonu ertelememiş oldunuz :) Bravooo!
3. Puzzle yaparken parçaları önce şekillerine sonra ilgili bölgeye ait desenlerine göre sınıflandırınız. Sistematik çalışmak şart.
4.Klasik şekilde önce çerçevesini yaparak başlayınız ardından sadece bir bölgeye saplanıp kalmadan elinizdeki puzzle parça sayısını parçaları yerleştirerek azaltmaya çalışınız.
5.Gurur tablonuz belirginleşmeye başladıkça şevkiniz artacak ve daha hızlı, bir örgü misali tamamlayacaksınız eserinizi :)
Puzzle Yaparken Neler Yapmamalısınız?
1.Asla sıkılırım diye düşünmeden kendi çapınıza göre bir puzzle seçiniz.İlk puzzle ınızı 3000 parça ile denemeye kalkmanın anlamı yok :)
2.Ve bunları biz zaten biliyoruz 1000 parçalık bir puzzle yaptın ( ilk puzzle ım değil, en uğraştıranı oldu )başımıza uzman kesildin demeden, az laf çok iş felsefesi ile aksiyona geçiniz :)


UÇAK YOLCULUĞU YAPANLARIN DİKKATİNE



Uçak yolculuklarına dair yeni bir düzenleme gönderildi bana bir turizm firmasından hemen sizinle de paylaşayım dedim.
1 Mart`tan itibaren Uluslararası Sivil Havacılık Teşkilatı ve Avrupa Sivil Havacılık Konferansı kuralları gereğince hava yolu ile seyahat edecek yolcuların uçak içinde yanlarında bulunduracakları el ve kabin çantalarında taşıyabilecekleri şahsi sıvılarda kısıtlamaya gidilmiştir. Gümrüksüz mağazadan veya uçuş esnasında satın alınan sıvı ürünler, görevli tarafından faturası ile birlikte özel poşete konulacak ve poşetin ağzı yapıştırılacaktır. Poşetin, uçağa alınmasına faturası kontrol edildikten sonra izin verilecektir. Ayrıca, son varış noktasına başka bir havaalanında aktarma yaparak seyahat ediliyorsa son inilecek havaalanına kadar mağazada veya uçakta verilen özel gümrüksüz alışveriş torbasının açılmaması gerekmektedir. Aksi halde aktarma yapılan alanda poşetin içeriğine el konulabilecektir. Kısıtlamaya dahil olan bazı maddeler: *Su, şurup, içki dahil her türlü sıvı, kremler, losyonlar, yağlar, parfümler, maskara, deodorantlar, her türlü macun kıvamındaki maddeler, kontak lens sıvıları, şampuanlar ile bu maddelere benzeyen diğer maddeler. *Her yolcu 1 adet plastik poşet taşıyabilecek ve poşet içerisine konulan her bir ürün maksimum 100 mililitre olacaktır.

24 Şubat 2009 Salı

OY KULLANACAĞINIZ YERİ ÖĞRENİN


29 Mart'ta yapılacak seçimlerde oy kullanacağınız sandığı aşağıdaki linki tıklayıp, TC kimlik numaranız ile öğrenebiliyorsunuz.TC kimlik numaranızı hatırlamıyor iseniz onun linkini de ikinci sırada belirtiyorum.

ATEŞLER İÇİNDEYİM
















Yaklaşık 1 haftadır şiddetli ÜSYE (Üst Solunum Yolu Enfeksiyonu) ile mücadele halindeydim. Bugün daha iyi olmakla birlikte henüz canavar gibi diilim.Savaşta bazen ben bazen hastalık öne geçiyor. Bu durum finalize olup normale döndüğümde yazılara devam edeceğim.