Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

2 Mart 2009 Pazartesi

AYASOFYA
























Topkapı Sarayı’nda bu kez sadece Harem Dairesini gezdiğimiz ve gezmeye erken saatte başladığımız için Ayasofya Müzesini de gezmek için yeterli zamanımız oldu.
Ayasofya’da da yine düzensiz ziyaretçi grupları nedeni ile bir kargaşa oluyor. Erken gezmeye başlamak yine en iyisi. Ama ne olursa olsun Ayasofya o muhteşem duruşu ile her şeye katlanmanıza değiyor. Burada bu nedenle kalabalığa o kadar da takılmıyorsunuz. İçeriye girdiğinizde her seferinde vaayyy dedirtiyor. Ancak statik yapısının zayıflaması nedeni ile daha önce kurulan ve bir süredir bulunan çelik iskelelerin kaldırıldığını umarak gittiğimizde bu iskelelerin kaldırılma kararına rağmen hala yerinde durduğunu gördük. Ona rağmen yine de gezip görmeye değer. Ayasofya içinde “Terleyen Sütun” diye bir yer var. Burada elinizi sürterek dilek dileyebiliyorsunuz. En üst katına kapalı bir merdivenden çıkarak yukarıdan da mekânı izleyebilirsiniz.
Ayasofya’yı gezmek için de 1–1,5 saatlik bir süre yeterli oluyor. Burada Müze Kart geçerli. Müze Kart yoksa 20 TL giriş ücreti ödemeniz gerekmekte. Fotoğraf çekimi için ayrıca para ödemeniz gerekmiyor.

MÜZE KART
















20 TL ve 1 adet vesikalık fotoğraf karşılığında 1 yıl süreyle Kültür Bakanlığı’na bağlı belli müzelerde geçerli olan bir kart. Aşağıdaki linkte detaylarını inceleyebilirsiniz. Ancak öncelikle geçerli olduğu yerleri inceleyip, ilginizi çekiyor ise başvurmanızı öneririm. Çünkü her yerde geçerli değil.
Ben bu haftasonu Topkapı Sarayı girişinde 20 TL giriş ücreti ödemeyerek ve sonra da Ayasofya Müzesini gezerek 20 TL de orada kara geçtim :)
http://www.muzekart.com/




TOPKAPI SARAYI HAREM DAİRESİ:























Daha önce Topkapı Sarayı’na yaptığım tüm ziyaretlerde Harem Dairesi hep kapalı,tadilatta olduğu için bir türlü gezememiştim.Harem Dairesi ziyarete açıldıktan sonra da hemen gidebilme şansı yakalayamamıştım.Nihayet geçtiğimiz haftasonu Harem Dairesini de görme olanağım oldu.Büyük tadilat nedeni ile göremediğim ve çok ihtişamlı olduğuna dair söylenenlerle sanırım beklenti seviyemi oldukça yükseltmişim.Gezerken çok büyük bir hayranlık olmadı. Tüm bölümler ziyarete açık değil, yaşam alanlarına ait pek fazla yer göremiyorsunuz. Ama Harem Dairesindeki gezinin en güzel yanı Sultanların gözdelerinin odalarının baktığı ( önce içinde su olmadığı için anlayamadığım ) büyük havuz ve bahçenin olduğu açık alan. Burada fotoğraf molası verebilirsiniz.
Harem Dairesi, ziyaretçiler kendi rehberleri ya da rehber olmadan gezilebilmekte. Dolmabahçe Sarayı’ndaki gibi zorunlu rehber olmadığı için bir karışıklık içinde gezebiliyorsunuz. Yolgeçen hanı gibi…
Neyse ki Saray’ın bahçesi çok güzel. Her gittiğimde bana çok iyi gelir. Büyüklüğü, görünüşü, özellikle Lale Bahçe’si bölümünden tüm Sarayburnu ayaklarınızın altındayken banklarda oturup o güzel manzarayı izlemek muhteşem.
Harem Dairesini ortalama 1–1,5 saatte rahat rahat gezebilirsiniz. Müze girişi sırasında ödenen 20 TL nin haricinde Harem girişinde ayrıca 15 TL ödemeniz gerekmekte. Ancak fotoğraf çekmek için ek bir ücret ödenmemekte.
Topkapı Sarayı Müzesinde Müze Kart geçerli ancak Harem Dairesinde Müze Kart geçerli değil.
Gezi ziyaret saatleri konusunda şöyle bir önerim olacak. Turist ve okul grupları genellikle saat 12.00 civarında ziyaretlerine başladıkları için eğer daha sakin gezmek isterseniz müze saat 09.00 da açılıyor erken gitmelisiniz.

27 Şubat 2009 Cuma

İDO 3436 HİZMETİ


















Deniz ulaşımını ne kadar sıklıkla kullandığınızı bilmiyorum ama ben imkanım varsa her zaman deniz ulaşımını tercih ederim.Fakat mesai günlerinde pek de fazla kullanmadığım için bazı gelişmelerden uzak kalmışım. Dün akşam bir arkadaşımdan öğrendim bu hizmeti ve bugün ido'nun sayfasından detaylarını da araştırdım.3436 ya tüm operatörlerden ido'nun iptal edilen vapur ya da deniz otobüsü seferi olup olmasığını sorgulayabiliyorsunuz.Bir süredir hava koşulları nedeni ile deniz ulaşımı aksaklıklar gösterdi.Böyle durumlarda iskeleye gidip seferlerin iptal edildiğini son anda öğrenmek yerine havadan şüphelenilen durumlarda kullanılabilir.
Sadece iptal edilen seferler için değil, bekleme süreleri için de kullanılmakta.
Hizmetin detaylarını ido'nun bu konudaki aşağıda belirttiğim sayfa linkini tıklayarak öğrenebilirsiniz.

TÜRKİYE'DE SU SERGİSİ 4MART -14 HAZİRAN













Dün yazdığım su yazısından sonra hürriyette gördüğüm bu sergi haberi sizlerin de ilgisini çekebilir.İTÜ'nün sayfasında bu etkinliğe baktım ancak göremedim.4 Martta başlıyormuş sergi başladığında bir daha bakılsa sanırım daha sağlıklı olacak.
Gidip gezebilirsem daha fazla bilgi yazarım.

http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/11098478.asp

26 Şubat 2009 Perşembe

YAĞIŞLAR VE SU KULLANIMI


Suyla ilişkim pek çok açıdan kuvvetlidir. Astrolojik, mesleki… Tabiii bir de herkes için hayatın vazgeçilmezi. Suya bakış açımın geniş başlıklarda olması nedeni ile son zamanlarda İstanbul’daki yoğun yağışların bize olumlu getirilerinin ne olduğu konusunda sorularla karşılaşıyorum. Eh artık bir blogum olduğuna göre bunları tek tek yanıtlamak yerine kısa bir bilgi derlemesi ile yazmanın daha yararlı olacağını düşünüyorum ve başlıyorum yazmaya.
Öncelikle İstanbul’daki barajların doluluk oranı konusu ile başlayacağım. Bugün itibari ile İski’nin verilerine göre %76,02. Aslında bu uzun zamandır su sıkıntısı eşiğinde yaşadığımız düşünülürse iyi bir oran. Ancak benim isteğim sıkı bir kar yağışı ile sulak alanları besleyen yeraltı sularının yeterli düzeye gelebilmesi. Yeraltı suları yeterince beslenmediğinde sıcaklık artışı ile buharlaşmaya bağlı yüzey sularının hızla azalması konusunda endişelerim bulunuyor. Yani baraj doluluk oranına bakarak su sıkıntısının geçtiğini düşünmemeliyiz. Gevşemek yok!
Sanılanın aksine sulak alan ve kaliteli su kaynakları çok geniş bir ülke değiliz. Bu nedenle geçtiğimiz birkaç yılda yaşadığımız kuraklık ile yeni yeni farkına vardığımız ( iyimser olup farkına varmış olduğumuzu düşünüyorum ) bu durumun bu yıl yağan yağmurlarla ortadan kalktığı yanılgısına düşmemek gerekli.
Aslında uzun zamandır olması gereken su politikaları oluşturup uzun vadeli yaklaşımların yanı sıra kişisel olarak yapabileceklerimizle de su tasarrufuna katkıda bulunabiliriz. Tema Vakfı’nın kişisel su önlemleri konusundaki önerilerini içeren okumuş olduğum bir yazıdan uygulaması kolay başlıkları da aşağıda bulabilirsiniz.
Unutmayalım biz su zengini bir ülke değiliz.
Konu su olduğunda işin içine uzmanlık da girince susmam pek mümkün olmuyor. Yaz yaz bitiremedim :)
Su Tasarrufu Önerileri
4 kişilik bir aile, alacağı basit önlemlerle yılda 140 ton su tasarrufu yapabilir..
1. Musluğu açık bırakmayın. Sebze meyveler elde yıkamak yerine su dolu bir kapta yıkanırsa çok daha az su tüketilir. 4 kişilik bir aile bu yöntemle yılda ortalama 18 ton su kurtarabilir.
2. Bulaşıkları elde değil makinede yıkayın. 4 kişilik bir aile günlük bulaşığını elde yıkarsa, ortalama 84–126 litre su harcanır. Oysa bulaşık makinesi aynı bulaşığı sadece 12 litre su ile yıkar. Bu da bir yılda ortalama 26–40 ton su tasarrufu demektir.
3.Diş fırçalarken, tıraş olurken suyu kapatın. Kullanılmadığı halde açık bırakılan su harcaması, yılda kişi başına ortalama 12 tondur. 4 kişilik bir ailede bu rakam yaklaşık 48 tondur.
4.Daha kısa duş alın. 5 dakikalık bir duş sırasında ortalama 60 litre su harcanır. 4 kişilik bir ailenin her bir ferdi duş süresini 1 dakika azaltırsa yaklaşık 18 ton suyu kurtarır.
5.Sifonu gereksiz yere çekmeyin. Dört kişilik bir ailenin fertleri günde bir kez sifonu amacı dışında çekerse, yılda 16 ton su harcamış olur.
6.Rezervuara, su dolu 1,5 litrelik pet bir şişe yerleştirin. Bu basit önlemle, yılda 2 ton su tasarrufu sağlanabilir.
7. Duş başlığını yeni çıkan suyu daha iyi püskürten ekonomik duş başlıklarıyla değiştirin. Böylece suyu daha az açarak daha tazyikli suyla duş alınabilir.
8.Muslukların su kaçırmadığından emin olun ve gerekirse tamir ettirin. Her saniye bir damla damlayan musluk, yılda 1 ton su harcar.
9. Su kaçaklarını engelleyin. Ev ya da apartmanınızdaki su borularını yenileriyle değiştirin ya da tamir ettirin. Eski tip borular tonlarca suyun kayıp olmasına neden olur.
10. Çamaşır makinesini ekonomik kullanın. Tek bir çalıştırmada yaklaşık 176 litre su harcayan çamaşır makinesi haftada bir kez bile az kurulsa, yılda 9 ton su tasarruf edilir.


LOST VE BEN













Lost dizisinin ileri düzeyde bir hayranıyım. Neredeyse izlediğim bütün bölümleri Lost düğmeme bastığınızda söyleyebiliyorum. Bu özelliğimi abarttığımı sanıyordum ama dün işyerinde iki arkadaşım konunun uzmanı olarak sana geldik diyerek Lost’un geçmiş bölümlerine ait içinden çıkamadıkları bir soru sordular. Daha doğrusu sadece 1 sahnede oynamış bir karakter üzerine bir soru. Ben bile kendime hayret ederek, sordukları kişi ve sahneye ait her şeyi anlatıverdim ve sorunu çözdüm. O bölümün sezonuna kadar hatırlayabiliyordum ama kaçıncı bölüm olduğunu hatırlayamayınca ben üzülsem de arkadaşlarım bu hatırlayamama olayımı benim hala normal bir insan olduğumun bir işareti olarak düşünüp rahatladılar :)
Not: Benim için bir bakıma LOST = JACK olduğu için diğerlerinin resmini koymaya gerek duymadım :)