Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

14 Eylül 2009 Pazartesi

NANE ŞEKERİ YENİDEN

Gelin ata binmiş, ya kısmet demiş.

Nane Şekeri izne çıkmış, ya kısmet demiş.

Elimde birkaç tane tatil planı varken hepsi birden iptal olunca tatilim de ya kısmet diyerek başladı, bütün tatilim de hep böyle geçti.

Heyecan dolu, tahmin edilemez ve planlananların hiçbirinin olmadığı :)

Ama aynı zamanda eğlenceli, verimli ve dinlenmeli bir tatil.

Bol bol okudum, film izledim, gezdim tozdum; hiç bilgisayarda, TV başında, telefonda vakit harcamadım. Bu nedenle de yorumlarınızı göremedim, yanıtlayamadım, yazılarınızı okuyamadım..

Konuyu telafi için hızla blog âlemine yeniden dalıyorum :)

Kısaca güzel bir tatilden sonra hoş geldiiiiim :)

27 Ağustos 2009 Perşembe

KENDİ ÖDÜLÜNÜ KENDİN VER

















Genelde böyle internetsel ortamlardaki trendlerden çok geç haberim olur.


Sağolsun Gelinnciğim bana bu konuda her zaman destek olur, bilgi akışı sağlar ve beni günceller ( Facebook’a da onun zorlaması ile girmiştim hatta Facebook ödevleri veriyordu bana şimdi Facebook’dan şu kadar kişiyi bul diye… ).


Bu ödül yazılarını da görüyordum ama hem olağanüstü yoğun bir hafta geçirdiğimden hem de öyle hemen ne olduğunu çakamadığımdan üstüne düşmemiştim.


Yine Gelinn imdadıma yetişti, sağ olsun sana ödül verdim bak diye. Ben de baktım sonra bu nedir? Bunun bir deadline ı var mı? Diye kızceğize yığdım sorularımı. Sonra baktı benim durum biraz(!) vahim ( hayatıma bir gün pat diye giriveren ) DaiSy de işe el attı ve durumu özetlediler bana.


”Bak çekirge ( burada çekirge ben oluyorum), sen de birilerine ödül vericeksin”, “Şimdi çekirge, bir de değişik özelliklerini yazıcaksın” falan dediler. Ben ise vakitsizlikten bu operasyona girişemedim bir türlü.


Sonra düşündüm, ben öyle birkaç değişik özelliği olan biri değil, başlı başına değişik bir hatunum. Bunu geçtim.

Değişik bir hatun olarak öyle ödül vereceğim birkaç isim seçemem çünkü hepsi beni okumuş, bulmuş, duymuş ve beni yalnız bırakmamış ya da benim okuyup, duyup, yanlız bırakmadığım kişiler. Bunu da eledim.

Eeee peki ben ne yapayım?


Ben de beni yalnız bırakmayan ve yalnız bırakmadığım herkese Nane Şekeri ikram edeyim dedim.


Tatlı, Ferahlatıcı ve Eğlenceli…

:)

İZİNE 1 KALA...

Perşembe haftanın en güzel günüdür.



Haftasonunu düşünmek için yeteri kadar yakın,pazartesi'den seni uzaklaştıracak kadar uzaktır.






Geçenlerde okuduğum bir söz.Şu anki ruh halime çok uygun :)

26 Ağustos 2009 Çarşamba

BADEM KAÇMIŞ




Ne tam evcil, ne de tam vahşi olan sevimli fok Badem kafesinden kaçmıştı ve şimdilerde Ören sahillerinde kıyıdaki kişilere saldırdı deniyor ve son derece vahşi görünüşlü fotoğrafları konmuş.

Ama insanların önce ona dokunma, kuyruğunu çekme, başına üşüşme şeklinde taciz ettiği ve aslında insanların onun yaşam alanını işgal ettiği üzerinde hiç durulmamış.

Badem bir sirk hayvanı değil, kendi oramında yaşamaya alışmış bir deniz memelisi.

Sadece bunu hatırlamak bile olaya daha mantıklı bakmaya yardımcı olacaktır.

Ayrıca o bir fok balığı değil, bir deniz memelisi, bir Akdeniz Foku l!!!!

21 Ağustos 2009 Cuma

EMPATİ


Yaşamınızın kontrolü sizde değil!

Öyle olduğunu düşünebilirsiniz, ama yanılıyorsunuz.

Elbette ki kendi kararlarınızı kendiniz vermekte özgürsünüz.

Bu kitabı kapatabilirsiniz.

O sandalyede oturmaya devam edebilirsiniz.

Ya da gözlerinizi oymak gibi çılgınca bir şey yapabilirsiniz.

Ne isterseniz yapabilirsiniz.

Ama sorun şurada: Ne isteyeceğinizi kontrol edemezsiniz.

Her davranışınızı önceden belirleyen arzularınız ruhunuzun o kadar derinlerine işlemiştir ki, onlara dikkat bile etmezsiniz.

Ve bu da sizi mükemmel bir köle yapar.

Bu nedenle, hayatınızı yaşamaya devam edin. Ne isterseniz yapın.

Sadece 'isteklerinizin' tümüyle sizin kontrolünüzde olmadığı gerçeği üzerine kafanızı çok fazla yormamaya çalışın.

Edebiyat, Bilim Ve Felsefe Ruhunuza Akacak,

Okudukça Bağlanacak, Bağlandıkça Okuyacaksınız...

Nane Şekeri’nin Yorumu:

Yeni bir kitap değil, yazarın bundan önceki kitabı peynir ekmek gibi satınca ikinci kitap olan Empati piyasaya çıktığında bir anda her yeri sarıvermişti.

İlk kitap olan Olasılıksızı okumadım, yeniden eskiye şeklinde bir giriş oldu benim için.

Kitap hakkındaki düşüncelerime gelince. Aslında okumak fiilini kullanmak ne kadar doğru olur bilemiyorum çünkü ben kitabı izledim demenin, eylemi daha iyi karşılayacağını düşünüyorum.

Evet, film izler gibi bitirdim kitabı sanki her sayfada başka bir sahneye geçiyormuşum gibi.

Değişik, sürükleyici ve rahat okunabilen bir roman…

Kitap okuma ruh halinize göre eğer, edebi bir tat arıyorsanız sonraya erteleyebileceğiniz, hayır ben çok da kafamı yormadan okuyacağım bir kitap arıyorum diyorsanız kesinlikle okuma listenize alabileceğiniz bir kitap.

Keyifli okumalar…

20 Ağustos 2009 Perşembe

GECE MASALCISI


Her şey yıllar önce Şam'ın eski mahallelerinden birinde başladı. O zamanlar Şam'da yaşayan insanların en ilginci Arabacı Salim'di. Salim, yörenin en ünlü öykücüsüydü. Arabasına aldığı yolculara öyle öyküler anlatırdı ki, kimse zamanın nasıl geçtiğini fark etmezdi.
Bir kere anlatmaya başladı mı öykülerini birer kırlangıç gibi uçururdu. Ağzından çıkan kelimeler insanları büyülerdi.
Derken bir gün esin perisi onu terk ediverdi. Salim son 21 kelimesini söyleyip dilsiz kaldı. Bir daha ancak benzeri duyulmamış yedi hikâye dinleyebilirse konuşabilecekti...

Nane Şekeri’nin Yorumu:

Bu bölümde hep okuduğum kitaplardan bahsettiğim için geçen gün kitaplığıma baktığımda Rafik Schami’nin bu kitabını gördüm.

Arap ve Fars edebiyatını çok severim. Hayal gücünü bir başka yorumlarlar. Özellikle Arap edebiyatında…

Suriye’li bir yazar olan Rafik Schami de bu kitabında kahramanı Salim’in arabasına sizi de alarak hikâyeleri eşliğinde keyifli yolculuklara çıkarır.

Anlatım tarzı biraz farklı bir kitap okumak isteyenler bu kitaba da şans verebilirler.


Keyifli okumalar…

19 Ağustos 2009 Çarşamba

DONDURMACI YAŞAR USTA

Dün, o hareketli yolculuktan sonra eve dönmeden, akşam keyif olması için Bostancı’daki meşhur Yaşar Usta’dan dondurma aldım :)


Daha önce denediniz mi bilmiyorum ama hem sıra dışı dondurmaları ( patlıcanlı, domatesli havuçlu gibi ) hem de meyveli dondurmaları ile ünlüdür.


Ben patlıcanlı dondurmasını seviyorum ama her zaman kalmıyor, bitiyor. Diğer sıra dışı çeşitleri henüz denemedim.

Amaaaaa o meyveli dondurmaları yok muuuuu muhteşem yahuuuu :)

Aslında şöyle söylemem daha doğru olur sanırım meyveli dondurma değil de dondurulmuş meyve yiyor gibi oluyorsunuz. Meyvelerin tadı olduğu gibi duruyor, hatta bağırıyor :)

Paket de yaptırabiliyorsunuz. Götüreceğiniz mesafeye göre özel şekilde paketliyorlar.

Bu kadar anlattıktan sonra hemen yerini de tarif edeyim. Bostancıda Minibüs yolu üzerinde lunapark ışıklara gelmeden bir önceki ışıklarda Shell benzin istasyonu var. O ışıklardan bostancı yönünde Ali Nihat Tarlan Caddesi üzerinde. Yanında Sampi pidecisi var.


Zaten önündeki kalabalıktan görürsünüz hemen.

Kesinlikle denemeye değer.