Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

27 Kasım 2010 Cumartesi

BU MUDUR TAKILDIĞINIZ?


Jennifer Aniston 1 yıl önce Meksika tatilinde giydiği mor bikinisi ile yeniden objektiflere yakalanmışşşşş!!!!!

Ve bu olayda şaşırtıcı olan aynı mayonun 1 yıl ara ile giyilmesiymiş gibi haber yapılmış.

Asıl şaşırtıcı olan nedir ben söyleyeyim .

41 yaşında bir hatunun aynı bikiniyi 1 yıl sonra yine aynı ölçüler ile giyebilmesi!!!

Üstelik sadece giyebilmesi değil, o bikinin hakkını verecek şekilde 1 yıl sonra da formda olabilmesi.Zaten görünen o ki önümüzdeki en az 10 yıl daha kendisi böyle görünecek ve sevgili mor bikinisini istediği kadar giyebilecek :)


İşte buna şaşırmamak ve hayran olmamak elde değil.

22 Kasım 2010 Pazartesi

HAKLI BİR DEPRESYON İÇERİSİNDEYİM

Şimdi yazınca siz de bana hak vereceksiniz.

Kurban Bayramı tatilini bitirmemizle birlikte ballı 2010 yılının son tatilini de bitirmiş bulunmaktayız.

Bunu felaket tellalı gibi buradan böyle bağıra bağıra yazmak istemezdim sevgili dostlarım ama bundan sonraki ilk resmi tatilimiz taaaa 19 Mayıs 2011de.

Yılbaşı bile cumartesi gününe geliyor !

Eh ne derler bir sene nasıl başlarsa öyle geçermiş.Yılın ilk tatil günü cumartesine gelen 2011, tatilsel açıdan pek iç açıcı görünmüyor.Umarım diğer konularda verimli,şeker gibi bir yıl olur :)
Son cümleme baktım da erken yeni yıl kutlaması gibi olmuş.

Konudan sapmayalım,ben depresyondayım.Bu konuda farkındalıklarını arttırdığım yeni depresif katılımcıları da depresyona davet etmekteyim.

31 Ekim 2010 Pazar

HALA BENİ MUTLU EDEBİLİYORMUŞ

Sahipseniz havaalanı gibi omuzlara bende olduğu gibi, sürekli karşılaşıyorsunuz “yüzücü müsünüz ?” ya da “profesyonel olarak yüzdünüz mü? “ soruları ile…

Bu yorumları çok fazla duymuş olmanız da artık kanıksadığınızı düşündürebiliyor size.

Ta ki geçen gün omuzlarımı sığdıramadığım bir hırkanın “bir büyük bedeni var mııı?” diye moralsizce sorduğum satış görevlisi “omuzlarınız ne kadar dik ve geniş, yüzücü müsünüz?” diye sorana dek :)

Öyle güzel bakarak sordu ki bu soruyu, ben de “ hayır değilim, aileden miras “diye mutlu mesut yanıtlayıverdim.

Tabiii hırkayı almayı da ihmal etmeyerek :)

29 Ekim 2010 Cuma

KIYMETİNİN HER ZAMAN BİLİNMESİ DİLEĞİYLE



CUMHURİYET BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN...

30 Eylül 2010 Perşembe

YENİ BİR GEZEGEN BULUNMUŞ HEMEN GİDİP YERLEŞELİM :)

İngiliz bilimciler uzayın “Goldilocks bölgesi”inde “Gliese 581” adını verdikleri yeni bir gezegen keşfetmişler.

Haberi Hürriyet Gazetesinde okuduğumda eşyalarımı toplayıp hemen gidip yerleşesim geldi.Niye böyle heveslendim?Bu dünyaya pek uyumlu sayılmam belki yenisi bana daha uygundur diye düşündüm.Gidip görmek lazım.

Yol biraz uzun.Bize mesafesi 20 ışık yılı, yani 200 trilyon kilometreymiş!!!

Ama ben uzun yolu severim, alırım yanıma kitap, dergi,müzik felan.Yolun nasıl geçtiğini anlamam bile(diye düşünüyorum).Yola çıkıp görmek lazım :)

Bu gezegende su olma olasılığı çok yüksekmiş , araştırılıyormuş.Benim gibi su düşkünü birisi için önemli bir gereksinim,gezegenin su durumu hakkındaki gelişmeler yakın takibimde.

Atmosferinin bizim dünyamızdan biraz daha soğuk olduğu söyleniyor .Üşümeyen biri olarak benim için hiç mühim bir nokta değil.

Yiyecek içecek durumundan bahsedilmemiş.Boğazına düşkün Nane Şekeriniz için takip edilmesi gereken bir nokta daha…

Boyutları neredeyse dünya kadarmış.Ooooh yayıl yayılabildiğin kadar .

Taze gezegenimiz kendi güneşi etrafındaki dönüşünü 37 günde tamamlıyormuş.Bizim gibi 365 günde değil.İlk okuduğumda çıkardığım sonuç “37 günde 1 yıl geçiyorsa çabuk yaş alınıyor amanınnn!!!” oldu.Şimdi bir kez daha düşünüyorum.Belki orada gün kavramı, güneş etrafında dönme falan farklı süreleri karşılıyor olabilir.Araştırmak lazım.

Yoksa burada 1 yıl yaşlanılırken orada yaklaşık 10 yıl yaşlanılıyor olması her dişi insanoğlu için oldukça sevimsiz bir nokta kanımca…

17 Eylül 2010 Cuma

İKİNCİ BOZCAADA ÇIKARTMAM

Hava müthiş…


Deniz harika…


O denizde yüzmek nefis…


Sokaklarında boş boş dolanmak ise olağanüstü...


Ama Ada halkına bişeyler olmuş,hiç konuksever değiller artık :(


İlk gidişim eylül 2003, ikinci gidiş eylül 2010.


7 yılda görünürde hiç bir şey değişmemiş.Bu gidişimde de gayet güzel rehberlik edebildim hiçbir şeyi unutmadan.


Bayramda yapılan kısa süreli bir tatilde gittiğim Bozcaada'dan ilk gidişim gibi her şeyinden büyülenmiş bir şekilde bahsetmeyi çok isterdim ama öyle olmadı.


Dedim ya denizi,kumu,güneşi,sokakları çok güzeldi ama kaldığımız yerden tutun da yemek yediğimiz restoranlara,çay içtiğimiz yere kadar herkes insana, müşteriye doymuş,nasılsa hep gelecekler diye elde var bir şeklinde yaklaşıyorlar.


Hiç hoş değildi.


Ben bu ikinci gidişimi arkadaşlarımla geçirdiğim güzel zaman dilimleri ile hatırlayıp ada kısmını aklımdan çıkarıyorum, ilk gittiğim zamana ait zarif,güzel yaklaşımlı insanları ile hatırlamak istiyorum.

15 Eylül 2010 Çarşamba

BİLEMEDİM NE YAPACAĞIMI

Öğle yemeğine bile 15 dk ayırabildiğim, gece mesainin neredeyse kesin göründüğü bir iş günü aniden saat 18:00 de bitiverince ben de attım kendimi evime .

Eve iş de getirmemişim.

Bir de annemin iyileşmesine bağlı evin operasyonel yükü de kalmamış bu akşam bana.

Tam anlamıyla boş birkaç saatim var.

Ama ben unutmuşum boş zamanlarda ne yapılır?Uzun süre yemek yemediğinizde birden masada ne yiyeceğinizi bilemezsiniz ya ben de o durumdayım şu anda.

Biraz kitap okudum ,olmadı.

Sonra aklıma tv izlemek geldi.Onu da unutmuşum,bişey bulamadım izleyecek.

Odamı toplayayım dedim ooof o da çok uzun iş.

Bir yanım da diyor ki fırsat bu fırsat erken yat uyu,dinlen.Ama o zaman da elimdeki bu kaçamak birkaç boş saati kaçıracakmışım gibi geliyor.

Evde dolanıp dururken ,msn ve facebook da sohbete başladım arkadaşlarımla :)

Oooh mis gibi uzun uzun sohbet ediyoruz :) Ne güzel şeymiş böyle bilgisayarı eğlence amaçlı kullanmak :)

Sevdim bu işi :)