Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

18 Şubat 2009 Çarşamba

GERÇEK YAŞINIZ
















Sağlıklı yaşam konusunda birçok çalışma,öneri ve uygulama bulunmakta. Hatta bir süredir bu konudaki yazılar, yayınlar o kadar arttı ki hangisini nasıl takip edebileceğimiz konusunda çoğu zaman yönümüzü kaybeder , yaptığımız her şeyi sorgular duruma geldik.Bir çeşit paranoya yarattı üzerimizde.
Bir gün yazılan ya da söylenenin nerdeyse ertesi gün bir anti tez ile karşılaştığını düşünürsek herkesin kendine uygun olan yolu seçmesi daha doğru.
Bana göre bedenimizi bir makine olarak düşünürsek bu makineyi çalıştığı süre içinde ( yaşadığımız süre içinde ) en az bozulma ve en yüksek fayda ile kullanma düşüncesi ile yola çıkılması mantıklı olan. Hem kendimize uygun hem de uzun vadeli yararlar sağlayabilmemiz için de bedenimizin ( sahip olduğumuz makinenin ) kullanım yaşını öğrenmemizde fayda var.Bu konuda benim ara ara yaptığım ve sonucunda dikkat etmem gereken ve doğru yaptığım noktaları da belirten bir test var.Aslında bir sağlık sitesi ve mail adresinize belirli dönemlerde sağlık haberleri de gönderiyor.Bir süredir takip ediyorum uygulaması kolay, güncel konularda yazıları bulunuyor.
Bu konudaki detayları, gerçek yaşınızı öğrenmek için aşağıdaki linki tıklayıp testi yapmanız yeterli olacaktır.
http://www.realage.com.tr

17 Şubat 2009 Salı

HAFIZA GELİŞTİRME TEKNİKLERİ

Hatırlayamamaktan çok sık şikâyet ederiz. Hatta nasıl hafızamızı güçlendirebiliriz sorularını sorar ama ne yapılması gerektiği konusunda çoğu zaman bir aksiyona geçmeyiz. Geçtiğimiz akşam bir arkadaşım ona daha önce vermiş olduğum bir siparişin hiçbir detayını hatırlayamayınca kendi adıma isteğimin yerine gelmeyeceğini düşünerek paniğe kapıldım :)) Arkadaşım hafızasının çok zayıf olduğunu ve nasıl geliştireceğini bana sormak zorunda kaldı beni o panik halinde görünce. Benim ilk tavsiyem hiç ilgilenilmeyen konularda yeni şeyler öğrenmenin beyne şok etkisi yaratarak hafızayı güçlendirdiği yönündeydi. Ama bunu yeterli bulmayıp küçük bir araştırma ile Süleyman Demirel Üniversitesinde yapılan bir çalışmadan özet başlıklarına ulaştım ve sizlere de iyi geleceğini düşündüm.
Resimdeki duruma düşmemek için okuyalım, uygulayalım… :)
1.Bölüm: Beyinin Gizemli Gücü Uzmanlar, insanları beyinlerinin ancak %1 kadarını kullandıklarını söylemektedirler. Bu durumda beynimizi %99 kullanılmayan kapasitesi ile uyuyan bir deve benzetebiliriz. İnsanların zihinsel yeteneği ile ilgili sorular, beyin kapasitesi eksikliğinden değil, onu nasıl kullanacağını bilmediğinden kaynaklanmaktadır. Hafıza eğitiminin amacı da bu atıl potansiyeli harekete geçirmek ve geliştirmek için yardımcı olmaktadır.Beyin; farklı fonksiyonlardaki 2 loba ayrılmıştır. Sağ beyin vücudun sol tarafını, Sol beyin ise sağ tarafını kontrol eder. Sol beyinin anahtarı; kelimeler ve sayılardır. Her şeyi bir arada algılayamaz, ayrıntılarla ilgilenir. Sağ beyin ise farklı şeyleri bir anda algılar ve aynı anda birçok şeyi düşünür. Anahtarı da görüntülerdir. Beyinin her iki lobunu kullanarak kalıcı hafıza oluşturabiliriz.Hayatta başarmanın en önemli anahtarı beyni olumlu düşünmeye zorlamaktır. Olumsuz düşünceler beyni kendimize karşı olumsuz çalışmaya programlayacaktır. Olumlu düşünmede temel nokta; beyni olumlunun üzerine programlamak yani başarısızlığı değil, sadece başarmayı düşünmektir.
2-Bölüm: Hafıza Teknikleri Bilgileri hafızada tutmak için iki temel ilke vardır; Hayal gücü ve çağrışım. Bu iki yolla bilgileri hafızaya alırken dikkat edilmesi gereken noktalardan bazıları şunlardır,
1-Çok ve çarpıcı hayal kur. 2-Abartarak renklendirerek ve hareketlendirerek hayal kur. 3-Daima olumlu düşün. Hafızaya alırken kullanılan sistemlerden bazıları şunlardır. Bağlama metodu; Bilgilerin belirli bir sıra ve düzende hafızaya alınması. Rakam şekil sistemi; Rakamlar şekil itibariye bazı şeylerle özdeşleştirilirler. Örneğin iki sayısı (2) kuğuyu çağrıştırdığı için 2 sayısı Kuğu’yu temsil eder. Fonetik Alfabe Sistemi; bu sistemde sesli harf kullanılmıyor, kullanılan harfler kullanılmıyor ve üç tane joker harfi var (R-H-G) temel oluştururken bu üç harf kullanılmıyor. Örneğin; Bir kelimesinde sesli harf –i- ‘yi ve joker harfi –R-‘yi çıkardığımızda geriye B kalıyor. B’de ağızdan çıkış ile P harfine benzediği için BİR’i temsil eden kelimemiz B veya P ile başlayacaktır. Bağ-Puro- Boru gibi.
3. Bölüm: İsimlerin ve Yüzlerin Hafızaya Alınması
Üç aşamada gerçekleşir ; 1-Zihinsel Çalışma: Burada hedef belirleme, zihin organize etme, hayal kurma ve konsantre olmaönemlidir. 2-İşitse Çalışma: Dinleme, tekrarlama, manasını sorma, konuşurken kullanma, içinden tekrarlama ve vedalaşırken kullanma ile hafızaya alım kolaylaşır. 3-Görsel Çalışma: İşitsel çalışmadan daha kuvvetlidir. Görsel hafıza ile karşımızdakinin ismini daha iyi öğrenebiliriz. İsmi somutlaştırarak, yüzün özelliklerini inceleyerek ismi çağrıştırmak ve özelliği gülünç hale getirerek hafızaya alabiliriz. Örneğin: Habib ismini daima hatırlamak için “Habib, biip, biiip!” gibi gülünç hale getirebiliriz.İsminin hatırlanmasının, insanlar üzerindeki etkisi çok fazladır. Çünkü her insanın ismi kendisi için çok önemlidir. Hal böyle olunca, ismi hatırlana kişi kendisini önemli hissetmekte, karşısındakinin kendisine farklı bir değer verdiğini düşünmekte ve oda buna, hem de severek karşılık vermek istemektedir. Günümüzde en başarılı şirketler, müşterilerinin isimlerini personeline ezberleten şirketlerdir. 4-Bölüm: Akrostişler İngilizcede ve bütün yabancı dillerde problem unutmayı hafıza teknikleri ile en aza indirebiliriz. Örneğin; Bundle ( Bandıl ) : Bohça paket anlamında. Bandıl “Bandır” gibi alıp, kocaman bir bohçanın baldan olduğunu ve ekmeğimizi bohçaya bandırıp yediğimizi hayal edebiliriz.Akrostişleler: Bir bilginin tutulabilmesi için, ilgili kelimenin baş harflerinden oluşan kelime ya da anlamsız harfler grubuna akrostişler denir. Örneğin: Dünyadaki tüm başarılı insanların kullandığı 4 basamaklı başarı formülü: KESE Karar ver Eylem Geç Sonuçları DeğerlendirEsnek Ol gibiDünyanın en uzun nehirleri MANİSA’nın içinde Sırasıyla MississippiANilİSarıırmakAYani Manisa kelimesinin sessiz harfleri, sırasıyla Dünyanın en uzun nehirlerinin baş harflerinden oluşuyor. Hafıza teknikleri ile çarpım tablosunu öğrenebiliriz. 5x5 = 25 Aferin bizim keleş 7x7 = 49 yedi yedi, kırk dokuz kilo oldu
5- Bölüm: Liderlik İçin Akide İyi bir liderin içyapısını anlamak için beş önemli özellik vardır. Bu beş özelliği akrostişle AKİDE Olarak adlandırabiliriz. Arzu Karakter İç disiplin Davranış Eğitim Gönüllüsü Arzu: Yaptığımız iş için büyük bir arzu duymuyorsak, asla iyi sonuçlara ulaşamayız. Karakter: Bir lideri lider yapan önemli özellik.İç Disiplin: Bir kişinin yapması gereken şeyi yapması gereken zamanda yapması anlamına gelir. Davranış: Olumlu düşünmeyi temel alan insanlar, kendileri ve toplumla barışıktırlar. Bu özellik liderliğin temelini oluşturur. Eğitim Gönüllüsü:Liderlikeğitimgönüllüsüolmadan olmaz. Çok iyi, çok kötü hafıza yoktur. Eğitilmiş yada eğitilmemiş hafıza vardır. Hafıza teknikleri ile gerek okul, gerekse günlük hayatta kolaylık sağlayabiliriz. Bunları şöyle sıralarsak ; -Zaman kazanırız.-Olumlu Düşünürüz.-Medeni cesaret ile konuşmalar yapabiliriz.-İnsanlara isimleri ile hitap edebiliriz.-Engelleri daha rahat aşarız. Eğer insanlar hafızasının iyi kullanılmasındaki temel noktaları iyi kavrar ve kullanırsa olayları, kişiler, eşyalar arsında daha iyi bağlantılar kurabileceklerinden dolayı daha güçlü bir hafızaya sahip olurlar. Beynimizdeki zincirleri kırıp, beynimizi tutsaklıktan kurtarıp, orada uyuyan dahiyi uyandırmak için yapmamız gereken en önemli şeylerden biri ciddi bir hafıza eğitimi ile fotografik bir belleğe sahip olmaktır. Goethe’nin dediği gibi; yeterli zamanımız hep vardır, yeter ki doğru kullanalım.


16 Şubat 2009 Pazartesi

SAĞLIKLI YAŞAM İÇİN SPOR YAPMALIYIZ.



Sizi bilmem ama spor yapmak bana cidden iyi geliyor. Daha sağlıklı düşünmemi ve daha enerjik olmamı sağlıyor, mutluluk ivmemi yükseltiyor. Üstelik sağlık içinde yaşamama da katkısı büyük.
Dün spor yaptıktan sonra üzerimde yine bu saydığım olumlu etkileri hissetmeye başladım.Öncelikle zihnim açıldı ve etrafımı daha net algılamaya başlayarak gerçekleri gördüm.Aman Allahım!!!! O da ne ?!!!!! Odam dağınıkmış!
Yaşadığı ortamda hasta olmayacak kadar temizliği, takılıp düşmeyerek sakatlanmayacak kadar düzeni yeterli gören birisi olduğum için etrafın ne halde olduğuna çok da aldırmam. Hatta bunu bir bağışıklık sistemi güçlendirme yönetimi olarak düşünürüm. Ama bir süredir odamdaki toz miktarı hapşırık, öksürük krizleri yaratmaya, sağda soldaki eşyalar ayaklarımı ve dizlerimi çarpmama neden olmaya başlayınca odama bir el atmam gerekliliğini ben bile düşünüyordum.
Veeee işte o mucizevî etkiler spor yaptıktan sonra ortaya çıkınca bir anda ( evet bir anda akşamın bir vakti) başladım temizliğe. Ama ne temizlik. Bütün çekmeceler, dolabın içindeki tüm kıyafetler, kitaplarım, okul notlarım, cd lerim hepsini döktüm. Tek tek, inceee ince temizlemeye, düzenlemeye başladım. Zaten bir şeyi de normal sınırlarda yapsam bana yakışmaz, ne varsa elden geçirdim :) Oda temizlik ve düzen işini bitirebildim üstelik. Şimdi odam ultra temiz, düzenli (sahiden ) normal şartların üzerinde, jilet gibi. Mutluyum, gururluyum :)
Evet, ne demiştim? Spor sağlığımız için gerekli. Artık ben de odamda tozdan hastalanmadan, sağa sola çarpmadan sağlık içinde yaşayabileceğim.
Tabii kısa bir süre için :)

İSTANBUL’DA İLK TÜRK MAHALLESİ

Şu anda okumakta olduğum kitapta geçen bir bölümdü bu, ilgimi çekti ve paylaşayım dedim.
Konstantinopolis 1391’de Osmanlılar tarafından ilk kez kuşatılır.7 ay süren kuşatmadan sonra Bizans, Osmanlılara eskisinden daha çok vergi ödemeyi ve Konstantinopolis’te bir Türk mahallesi kurulmasını kabul eder.
Böylelikle 1543’de İstanbul’un Fethinden önce 1391’de ilk mahallemiz ile başlamışız şehri fethetmeye :)

13 Şubat 2009 Cuma

BUGÜN 13 CUMA!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!





















Evet bugün ayın 13 ü ve üstelik de cuma .13 cuma konusunda inanışlar , efsaneler ve bu güne yüklenen olumsuz anlamlar yüzünden gergin anlar yaşamamıza , birşeyleri ertelememize gerek yok.Hatta geçen yıl Hollanda Sigorta İstatistikleri Merkezi tarafından yayımlanan bir çalışmada ,ayın 13 üne denk gelen cuma günleri diğer cuma günlerine göre daha az kaza ,yangın ve hırsızlık olayları oluyormuş.Düşünülenin aksine diğer cuma günlerine göre daha güvenli olduğu bile söylenebilir bu araştırmaya göre :)
Sanırım 13 cumaya bakış açısının biraz daha değiştirilerek katılacağımız partileri ( dayınızın oğlunun düğününe gitmek gibi bir bahane yaratmadan :)),eğlenceleri ve güzeel bir cumayı kaçırmamamız en doğrusu olacak.
Hala içinizde bir sıkıntı kaldı ise güne kocaman bir dilim çikolatalı pasta ile başlayabilir ya da gün içinde 13 cuma sendromunu hissettiğinizde çikolatalı pastanıza koşabilirsiniz :)
Güzel, keyifli bir cuma geçirmemiz dileğiyle...

12 Şubat 2009 Perşembe















Ooofff şimdi evde pijama terlik modunda dvd ve pizza keyfi yapmak vardı :) sonra da pizzanın ağırlığı ile oracıkta mışıl mışıl uykumak :)

11 Şubat 2009 Çarşamba

ANITKABİRDE SANAL GEZİNTİ




Anıtkabiri 1 kez ziyaret edebildim. O da istediğim kadar detaylı ve istediğim sürede olmamıştı.Bugün gördüğüm ve aşağıda eklediğim Anıtkabir için hazırlanmış link ile gidilemese bile güzel bir şekilde Anıtkabirde sanal bir gezi olanağı sunuluyor .

Ama yine de ziyareti ihmal etmemek lazım.


Bir kez daha Anıtkabiri görebilmek dileğiyle...